Balın Faydaları
Balın Faydaları

Balın Faydaları Nelerdir? Balın Besin Değerleri Nelerdir? Bal Neye İyi Gelir? Ne Kadar Tüketilmelidir? Merak ettiğiniz bütün soruların yanıtları bu sayfada!

Uzman Diyetisyen Tuğba Yaprak

Yardıma Mı İhtiyacınız Var ? 

4.000 yıl önce bal, vücuttaki hazımsızlık ve dengesizliklerin tedavisinde kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Eski Mısırlılar tarafından yaraları tedavi etmek için cilde sürüldüğü bilinmektedir.

Dünya üzerinde 300 farklı bal türü bulunmaktadır. Arıların bal topladığı bitkilerin nektarına bağlı olarak renk, aroma ve lezzet açısından balda farklılıklar oluşmaktadır.

Balda yüksek düzeyde monosakkarit, fruktoz ve glikoz vardır ve yaklaşık yüzde 70 ila 80 oranında şeker barındırır. Balın faydaları antiseptik ve antibakteriyel özelliklere sahip olmasından ileri gelir. 

Severek tükettiğimiz balın faydaları şöyledir:

  • Yara ve yanıkların iyileşmesinde büyük rol oynar. 
  • İshalin iyileşme süresini kısaltır. İshalin giderilmesi için gerekli olan potasyum ve su ihtiyacını giderir.
  • Mide problemleri ve reflüye çare olur. Mide asidini önlemesinin sebebi akışkan ve tutucu yapısı mideyi ve soluk borusunu kaplamasından gelmektedir.
  • Öksürük gidericidir.
  • Soğuk algınlığına iyi gelir.
  • Bakterileri öldürebilme özelliği sayesinde enfeksiyonlar ile mücadele eder. 
  • Balın faydaları arasında kilo verdirme özelliği de bulunmaktadır. Tabi bu durum kullanılan şekerin yerine doğal şeker olan balın kullanılması ile sağlanmaktadır. 
  • Tansiyonu düşürmeye yarayan antioksidanlar içermektedir.
  • Diyabete bağlı oluşabilen kalp rahatsızlıklarını önler.
  • Kan şekeri seviyelerini düzenler.
  • Kolesterolün düzenlenmesine yardımcı olur.
  • Antibakteriyel özelliklere sahiptir ve güçlü bir antioksidandır. Bu sebeple iltihapların kurutulmasını hızlandırır.
  • Sindirim problemlerini çözer ve iyi bir prebiyotiktir.
  • Özellikle kış aylarında oluşan boğaz ağrılarının tedavisinde kullanılmaktadır. 
  • Uyku bozukluklarına iyi gelir.
  • Egzama gibi cilt problemlerinin tedavisinde kullanılmaktadır.

Bal Kan Yapar mı?

Anemi, kandaki demir eksikliğinden kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Kanda yeterince demir olmadığı zaman, kişi bitkin hisseder çünkü vücuttaki hücrelerin oksijen taşıma yeteneği azalır. Yeterli oksijen olmadığında vücudun rutini olan her şey daha düşük bir seviyelerde çalışacaktır. Bu nedenle kanda oksijen oluşturmak son derece hayatidir. Vücudun ne kadar sağlıklı olduğu kandaki oksijen seviyesine bağlıdır. Özellikle kadınlar erkeklerden daha kolay anemi hastalığına yakalanabilirler. 

Bal anemiye karşı çok iyi gelen bir besindir. Günlük olarak ılık su ile karıştırılıp içilen bal, kırmızı kan hücrelerinin sayısı yavaş yavaş arttırır. Kana daha fazla oksijen alındığında, adeta bir enerji patlaması hissedilir. Gençleşme için gerekli olan hücre yenilenmesi artarak vücuttaki ve zihindeki tembellik seviyesi azalır. Kadınların erkeklerden daha kolay depresyona girme nedenlerinden biri de kan dolaşımında çok daha düşük bir oksijen seviyesine sahip olmalarıdır. İlginçtir ama oksijen seviyeleri çok düşük olduğunda, depresyona yakalanma durumu çok hızlı gelişebilir.

Bal ile karıştırılıp içilen su vücudun kırmızı kan hücresi sayısını artırır ve kandaki oksijen miktarını arttırır. Vücutta oluşan yüksek oksijen seviyeleri, vücudun üretkenliğini, enerji seviyesini, sağlığını, bakteri ve hastalıkları ortadan kaldırma yeteneğini artırır. Artan oksijen seviyeleri aynı zamanda enerji seviyelerini de arttırır, bu da vücutta aerobik egzersizi kolaylaştırır. Bir insanın bedeni fiziksel aktiviteye daha yatkın ise, zihinde aynı şekilde olumlu düşünce ve ruh haline bürünür. 

Bal Antiseptik midir?

Bal, kullanımı 4000 yıl öncesine dayanan, bilinen en eski antibiyotiklerden biridir. Eksi Mısırlılar doğal bir antibiyotik ve cilt koruyucu olduğunu düşündükleri balı sık ​​sık tedavi yöntemi olarak kullanmışlardır.

Yüksek kaliteli ballar, fenolik asit ve flavonoidler gibi çeşitli önemli antioksidanlar açısından zengin olduğundan genel sağlığın düzenlenmesi açısından büyük faydalar sağlayan bir besindir.

Balın içeriğinde bulunan antibakteriyel özelliklerinin sebebi hidrojen peroksit içermesinden gelmektedir. Bal ayrıca vücudumuzda yerleşen bazı bakterilerin büyümesini durdurmaya yardımcı olabilecek kadar yüksek bir şeker içeriğine sahiptir.

Yüksek bir şeker barındırmasının yanında düşük bir pH seviyesine de sahiptir. Bu sayede sağlanan yüksek nem vücudumuzdaki bakterileri arındırılmasına ya da yaklaştırılmamasına yardımcı olarak bakterilerin susuz kalmasına ve bir zaman sonra ölmesine neden olur.

Balın antiseptik özelliklerini kullanmak için, doğrudan yaraya veya enfekte olan bölgeye uygulamak gerekir. Bal uygulandığı bölgedeki bakterileri öldürmeye ve yaranın iyileşme sürecinin hızlanmasına yardımcı olacaktır. Mümkünse çiğ yani işlenmemiş bal olan petek ballarını tercih etmek önemlidir çünkü bu tür bal en çok sağlık yararları sağlayan bal türüdür. 

Sadece açık yara ve enfeksiyonlar için değil ayrıca iç organlarda oluşan enfeksiyonların tedavisine yardımcı olması için de bal tüketilebilir. Önerilen günlük kullanımların üzerine çıkmamak şartı ile örneğin bir çorba kaşığı yutmak ya da ılık bir bardak bitkisel çayın içine karıştırarak içmek yeterli olacaktır.

Günlük Ortalama Ne Kadar Bal Tüketilmelidir?

Pastörize işlemlerden geçen bal, berrak ve pürüzsüz bir görünüme sahiptir. Pastörizasyon işlemi balın görünümünü iyileştirip raf ömrünü uzatır ama balın besin değerlerini etkileyebilecek derecede yararlı hücreleri öldürür. Yapılan işlemler çoğu zaman baldaki antioksidan ve antiseptik maddelerin sayısını azaltmaktadır. Günlük tüketilmesi gereken bal miktarı bu türün dışında doğal şekere sahip olan baldır. Çok işlemden geçen her besin etkilerinin çoğunu kaybeder. Bu sebeple faydadan çok zarara sebep olabilir. Tüketmeden önce doğallığından emin olmak en önemli faktördür.

Günlük alınması gereken bal miktarı, büyük ölçüde kişinin diyetine ve yaşam tarzına bağlıdır. Örneğin, her gün düşük şeker içeriğine sahip yiyecekler yiyen, aktif bir yaşam tarzı süren ve düzenli egzersiz yapan insanların şeker alımlarında farklılıklar olabilir. Dolayısıyla, farklı yaşam tarzına sahip insanlar için reçete edilecek günlük bal miktarları aynı olmayacaktır. Yine de günde en fazla 10 çay kaşığı bal (yaklaşık 50 ml) tavsiye edilmektedir.

Özellikle bal için önerilen bir günlük alım miktarı yoktur ancak yüksek şeker içeriği sağlaması sebebiyle daha dikkatli ve belirli ölçülerde tüketilmesi gerekmektedir. Bir yetişkinin günlük enerji alımı günde 2000 kcal ise % 10 oranında yani 200 kcal’dan fazla şeker almamalıdır. Bu durum balın beslenme rutininde harici şeker kaynağı olarak 60 ml üzerinde tüketilmemesi gerektiğini açıklamaktadır. Balı çayı tatlandırmak için de kullanmak mümkündür. Çok yararlı olduğunu düşünüp fazla oranlarda kullanmak bazı hastalıkların tetikleyicisi olabilir.

Balın Zararları nelerdir?

İnsanların işlenmemiş balı düzenli olarak tüketmesi güvenilirdir fakat ilave şeker kullanılarak üretilen ve piyasaya sunulan ballardan kaçınmak gerekir. Bu tür ballar doğal olmayan şekerler ile birleştirilerek satıldıklarından balın faydalarından yararlanmanın en iyi yolu işlenmemiş ham balları kullanmak olacaktır.

Bilindiği gibi bal çiçeklerin polenlerin arılar tarafından toplanarak ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden özellikle şiddetli polen alerjisi olanların vücudu çiğ balın tüketiminden sonra alerjik tepkiler gösterebilir. Bu tür polen alerjisi olan kişilerin bal yemeden veya tedavi amaçlı kullanmadan önce bir doktorla konuşması gerekir.

Bir kişinin genel yeme alışkanlığı, hastalıkların oluşumunda ve önlemede aynı zamanda sağlığa kavuşmada en önemli detaydır. Bal yüzyıllardır kullanılan faydalı bir besin olmasına rağmen kullanımına bağlı olarak zararlı da olabilir. 

Balın faydalarına rağmen, bol şekerli bir besin olduğu bilinir. Bu yüzden tüketilmesinde dikkatli olmak gerekir. Sağlık örgütleri günlük alınması gereken şeker miktarının cinsiyetlere göre ayrımını yapmıştır. Kadınların bu tür şekerlerden günde 100 kalori ve üstünü, erkeklerin ise günde 150 kaloriden fazla almamasını önermektedir. Bu miktar anlayacağımız şekilde kadınlar için iki yemek kaşığı, erkekler için ise üç yemek kaşığına denk gelmektedir. Fazla tüketiminde vücutta şeker depolanmaya başlar ve başta kilo problemi olmak üzere diyabet ve diğer hastalıkların oluşumunu tetikler.

Bal, küçük çocuklara ve bebeklere asla verilmemelidir çünkü nadir olsa da ciddi bir gıda zehirlenmesine neden olan botulizm riskini doğurur. Bu riskin sonucu olarak felce yola açtığı bilinmektedir. 

Sağlık Rehberimiz için tıklayın!

WhatsApp
Hizmetlerimiz Hakkında Bilgi Alın!
Merhabalar, Ben Diyetisyen Tuğba Yaprak, size nasıl yardımcı olabilirim?
Powered by