Serotonin (Mutluluk Hormonu) - Serotonin İçeren Besinler

Serotonin, “mutluluk hormonu” olarak bilinir ve ruh halimiz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Düşük seviyeleri, depresyon ve kaygı gibi sorunlara yol açabilir. Serotonini artırmak için neler yapabileceğinizi öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin!
Serotonin, halk arasında "mutluluk hormonu" olarak bilinir ve ruh halimizi olumlu yönde etkiler. Beyindeki serotonin seviyeleri, duygusal denge ve iyi hissetmekle ilişkilidir. Serotonin seviyelerini artırmak için bazı besinler tüketilebilir. Örneğin, muz, ananas ve avokado gibi gıdalar serotonin üretimini teşvik edebilir. Ayrıca, protein bakımından zengin olan hindi eti ve somon da serotonin seviyelerini artırabilir. Bu blog yazısında, serotonin içeren besinleri ve bu besinlerin ruh halimizi nasıl olumlu etkileyebileceğini ele alacağız. Daha mutlu ve dengeli bir yaşam için serotonin seviyenizi artırmanın yollarını öğrenin!
Serotonin Nedir? Ne İşe Yarar?
Serotonin vücutta sinir hücreleri tarafından üretilen kimyasal bir maddedir ve sinir hücreleri arasında sinyaller gönderir. Kan trombositlerinde (pıhtı hücreleri) ve merkezi sinir sisteminin tamamında bulunmasına rağmen çoğunlukla sindirim sisteminde bulunur.
Serotonin, temel amino asitlerden biri olan triptofanın dönüştürülmesiyle üretilir. Bu amino asit vücudunuza besinler yoluyla girer ve genellikle fındık, peynir ve kırmızı et gibi yiyeceklerde bulunur. Triptofan eksikliği, serotonin seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Bu, kaygı bozukluğu veya depresyon gibi duygu-durum bozukluklarına neden olabilir.
Serotonin, duygulardan motor becerilere kadar vücudun her bölümünü etkiler. Ayrıca doğal bir duygu-durum dengeleyici olarak kabul edilir. Bununla birlikte uyumaya, yemeye ve sindirmeye yardımcı olan bir kimyasaldır.
Serotonin Eksikliği Neden Olur?
- Geçmiş yaşanmışlıklar: Travmalara neden olan bazı yaşanmışlıklar serotonin eksikliğine neden olabilir. Örneğin 2009 yılında yapılan bir araştırma çocukken cinsel istismara uğrayan kişilerde bu durumun daha fazla yaşandığını gösterir. Buna göre beynin serotonin taşıyıcılarını bağlama potansiyeli azalır. Bu nedenle istismara uğrayan kişiler daha az serotonin aktivitesine sahip olabilir.
- Bazı insanlar vücutlarında daha az serotonin reseptörüne sahiptir ve eksiklik yaşayabilir.
- Bazı insanların vücudunda serotonin parçalanır ya da kısa sürede emilir, bu da eksikliğe neden olur.
- Vücudun serotonin üretebilmesi için D vitamini, B6 vitamini, omega-3 ve L-triptofan gibi ek maddeler gerekir. Bunların birindeki eksiklik yeterince serotonin üretememeye neden olabilir.
- Üstteki maddeye bağlı olarak yeterince güneş ışığı almayan ortamlarda yaşamak buna neden olabilir.
- Besin değeri yüksek olmayan ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları başta serotoninin ana maddesi olan amino asidi yeterince alamamaya neden olabilir.
- Kronik stres bu durum yaygın sebeplerinden biridir.
- Hareketsiz yaşam yeterince serotonin üretememeye neden olabilir.
- Yaş ilerledikçe ortaya çıkan genel sağlıkla ve beyinle ilgili değişimler eksikliğe neden olabilir.
Serotonin Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?
Serotonin düşüklüğü, çeşitli fiziksel ve duygusal semptomların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu semptomlar şunlar olabilir:
- Depresyon
- Anksiyete
- Düşük enerji düzeyi
- Uyku bozuklukları
- İştah değişiklikleri
- Cinsel dürtülerin azalması
- Konsantrasyon bozuklukları
- Düşük özgüven
- Düşük performans
Serotonin düşüklüğü, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Bunlar arasında stres, aşırı alkol tüketimi, bazı ilaçların kullanımı, beslenme bozuklukları ve hormon değişiklikleri sayılabilir. Serotonin düşüklüğünün nedenleri araştırılıp doğru tedavi yöntemleri uygulanarak önlenebilir ve düzeyi normal seviyeye çekilebilir.
Serotonin Eksikliği Nelere Yol Açar?
Serotonin asla tek başına hareket etmez ve karmaşık bir sistemin parçasıdır. Serotonin eksikliği olan kişilerde ayrıca diğer nörotransmitterlerde eksikliklerin yanı sıra metabolik veya diğer sağlık sorunları olabilir. Serotonin eksikliğinin bazı yaygın belirtileri şunlardır:
- Depresyon: Araştırmalar son zamanlarda ciddi bir anlamda depresyon ve serotonin arasındaki karmaşık bir ilişkiyi ortaya çıkartmaktadır.
- Uykudaki değişiklikler: Serotonin, uykulu hissetme, uykuda kalma, hızlı göz hareketi (REM) uykusuna girme ve sabah uyanma dahil olmak üzere vücudun iç saatini düzenlemeye yardımcı olur.
- Kronik ağrı: Serotonin, kasların davranış şeklini etkiler, bu nedenle düşük serotonin kronik ağrıya neden olabilir.
- Hafıza veya öğrenme sorunları
- Kaygı
- Şizofreni
- Vücudun sirkadyen ritmi ile ilgili sorunlar
- İştah sorunları
- Hiperaktivite
- Demans
Serotonin Eksikliği Nasıl Giderilir?
- Seçici serotonin geri alım inhibitörleri
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar) olarak adlandırılan antidepresan ilaçlar, genellikle depresyon ve anksiyete gibi serotonin eksikliği semptomlarının birinci basamak tedavisidir. - Doğal ilaçlar
SSRI'ların etkili olması haftalar alabilir ve bazen hiç çalışmayabilir. Ayrıca, iyi tolere edemeyeceğiniz bir dizi yan etkiye de neden olabilirler. Bu tarz durumlarda doğal ilaçlar kullanılır. - Ruh hali iyileştirme
Bu yöntem, sevdiğiniz bir şeyi yaparak veya ruh halinizi yükselten bir şey hakkında düşünerek pozitif bir ruh hali yarattığınız deneysel bir tedavidir. Müzik, film klipleri ve görüntüler yaygın yöntemlerdir. - Egzersiz yapmak
Araştırmalar Fiziksel aktivite yapmanın beyindeki serotonin üretimini ve serotonin salınımını artırarak beyindeki serotonin seviyelerini yükseltebileceğini gösteriyor. - Diyet
Araştırmalar triptofan açısından zengin bir diyetin vücuttaki serotonin seviyelerini artırmaya yardımcı olabileceğini öne sürüyor.
Serotonin Nasıl Artırılır?
Serotonin eksikliği yaşayan kişilerin tıbbi tedavi görmesi gerekir. Öncelikle sorunun kaynağı tespit edilebiliyorsa buna göre tedavi belirlenir. Belirlenemiyorsa eşlik eden sorunlara göre bir teşhis koyulabilir. Böyle bir teşhisiniz yoksa fakat önlem almak istiyorsanız sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve stresi azaltan aktivitelere başlamak size yardımcı olur.
Serotonin eksikliği teşhisi olan biri için aşağıdaki yöntemler uygulanabilir:
- Psikoterapi: Anksiyete (kaygı bozukluğu), uykusuzluk, travmalar ve depresyon gibi çok çeşitli psikolojik sorunların belirtilerini hafifletmek için uygulanır. Yapılan araştırmalar serotonin seviyelerini yükselttiğini ve serotonin reseptörlerini artırdığını gösterir. Psikoterapi her psikiyatrist ve psikolog tarafından uygulanamaz. Psikoterapi eğitimi almış psikiyatrist ve psikologlar tarafından uygulanabilir. Araştırmalarınızı buna göre yapabilirsiniz.
- İlaç tedavisi: Bazı antidepresan ilaçlar serotonini artırır. Eksiklik yaşayan kişilerde kullanılabilir fakat bir uzmanın teşhis koyması ve reçete etmesi gerekir.
- Stresi azaltma yöntemlerini öğrenmek: Kronik (uzun süreli) stres beynin işleyişi ve serotonin üretme şeklini değiştirir. Bu nedenle stresi azaltan aktiviteleri öğrenmeye vakit ayırmanız faydalıdır. Örneğin nefes egzersizleri, yürüyüş yapmak, üzücü filmler, diziler ve haberlerden uzak durmak gibi yöntemleri deneyebilirsiniz.
- D vitamini ve güneş ışığı: Güneş ışığı sadece D vitamini üretimini teklediği için değil, doğal bir aydınlık verdiği için de serotonin üretimini teşvik eder. Gün ışığı almaya dikkat etmeniz ve D vitamini eksikliğiniz varsa takviye kullanmanız faydalıdır.
- Sağlıklı beslenmek: Sağlıklı bir beslenme düzeni de hem hormonun üretimi hemde genel sağlığı destekler. Hindi ve nohut gibi besinlerde bol miktarda bulunan triptofan, vücudun serotonini sentezlemesine yardımcı olduğu için zayıf bir antidepresan görevi görebilir.
Serotonin İçeren Besinler Hangileridir?
Serotonini vücut üretir, dolayısıyla doğrudan besinlerden almayız. Vücudun serotonin üretebilmesi için bazı maddelere ihtiyacı vardır. Bunlardan ilki L-triptofandır. Bu bir amino asit türüdür ve serotonin temel olarak bu amino asitten üretilir. Bunun yanında üretimine destek olan diğer maddeler D vitamini, B6 vitamini, omega-3 yağ asididir. Bu 4 bileşen yönünden zengin besinler tüketmek vücudunuzda bu hormonun üretilmesine yardımcı olur.
L-triptofan içeren besinler
- Süt ve süt ürünleri
- Yulaf
- Konserve ton balığı
- Hindi ve tavuk eti
- Kuruyemiş
- Tam tahıllar
- Çikolata
- Muz, elma, erik
Omega-3 içeren besinler
- Balık ve deniz ürünleri
- Kuruyemişler
- Keten tohumu, chia tohumu, ceviz
- Keten tohumu yağı, soya fasulyesi yağı ve kanola yağı
B6 vitamini içeren besinler
- Beyaz et
- Ton balığı (orkinos), somon
- Yer fıstığı
- Soya fasulyesi
- Buğday tohumu
- Yulaf
- Muz
- Süt ve süt ürünleri
Serotonin İçeren İlaçlar Hangileridir?
Beyindeki serotonin seviyelerini artıran bazı antidepresan ilaçlar vardır. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSGİ) adıyla anılan bu ilaçlar orta ve şiddetli depresyon belirtilerini hafifletmek için kullanılır. Bunun dışında anksiyete (kaygı bozukluğu) gibi durumlarda da kullanılabilir. Genel olarak diğer antidepresan türlerinden daha az yan etkiye neden olurlar.
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSGİ) hormonun nöronlara geri alımını engeller. Böylece nöronlar arasında mesajların iletilmesini iyileştirmek için daha fazla hormon kullanılabilir hale gelir. Bu ilaçlara “seçici” denmesinin sebebi, diğer nörotransmitterleri değil serotonini etkiler. Serotonini artıran ilaçlar psikiyatristler tarafından reçete edilir ve onların belirlediği dozda kullanılır. Bu ilaçların reçetesiz kullanılması önerilmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Serotonin En Çok Hangi İlaçta Bulunur?
Beyinde oluşan düşük serotonin seviyeleri, depresyon, anksiyete ve uyku sorunlarına sebebiyet verebilir. Birçok doktor, depresyonu tedavi etmek için seçici bir serotonin geri alım inhibitörü (SSRI) reçete edecektir. Bu grup ilaçlar, kimyasalın tekrardan emilimini bloke ederek beyindeki serotonin seviyelerini arttırır, böylece daha fazla serotonin beyinde aktif kalır. SSRI’lar içerisindeki en iyi ilaçlar Prozac ve Zoloft’u içerir. Serotonin ilaçları alırken, önce doktorunuzla konuşmadan başka ilaçlar kullanmamalısınız. İlaçları bilinçsiz bir şekilde kullanmak sizi serotonin sendromu riski ile karşı karşıya bırakabilir.
Serotonin Neden Düşer?
Serotonin, esansiyel amino asit triptofandan yapılır. Bu amino asit, vücudunuza beslenme yoluyla girmelidir ve genel olarak fındık, peynir ve kırmızı et gibi gıdalarda bol miktarda bulunmaktadır. Triptofan eksikliği gibi bir durumda düşük serotonin seviyeleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu durum da anksiyete ya da depresyon gibi duygu durum bozukluklarına sebep olabilir.
Serotonin İştahı Nasıl Etkiler?
Serotonin, doğanın kendi iştah kesicisidir. Bu güçlü beyin kimyasalı, iştahı keser ve iştahı kapatır. Mideniz dolu olmasa bile kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Sonuç, daha az yemek yemek ve kilo vermektir. Doğal bir ruh hali düzenleyicisi olan serotonin, duygusal olarak kararlı, daha az endişeli, daha sakin ve hatta daha odaklı ve enerjik hissetmenizi sağlar.
İlginizi Çekebilecek Diğer Diyet Rehberleri

Karnıyarık Otu Tozu ile Zayıflama
Karnıyarık Otu Tozu (Psyllium Husk) Nedir ve Nasıl Çalışır? Karnıyarık otu tozu (psyllium husk), Plantago ovata bitkisinin tohum kabuklarından elde edilen ve %8...

Yeşil Detoks
Yeşil detoks, sindirimi kolaylaştırarak metabolizmayı hızlandırmayı amaçlayan güçlü bir içecektir. Malzemeler arasında su, limon suyu, taze zencefil, salatalık, taze nane ve isteğe bağlı olarak buz bulunmaktadır. Detoksun hazırlanışı oldukça kolaydır ve farklı yeşiller ekleyerek kişiselleştirilebilir. Yeşil detoksun birçok faydası vardır; zayıflamaya yardımcı olur, toksinlerin atılmasına katkıda bulunur, enerji sağlar ve cildi güzelleştirir. Detoks suları genellikle sebzelerle yapılır ve kalori değerleri düşüktür. Yeşil detoksun kilo vermeye, sindirimi düzenlemeye ve genel sağlığı iyileştirmeye katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Anahtar Kelimeler: Yeşil detoks, detoks suyu, sağlıklı beslenme, kilo verme, metabolizma hızlandırma.

Karaciğer Detoksu
Karaciğer Detoksu: Sağlıklı Yaşam İçin Temiz Bir Başlangıç! Karaciğer, vücudun önemli bir organı olup dolaşım, sindirim ve toksin atımında kilit bir rol oynar. Sağlıklı bir karaciğer, genel vücut sağlığını korumak açısından hayati öneme sahiptir. Son yıllarda popüler hale gelen karaciğer detoksu, bu önemli organda bir temizlik sağlamayı amaçlar. Detoks Yöntemleri: Sebzeler, meyveler ve doğal meyve sularını içeren bir diyet Zencefil, zerdeçal, bal, tarçın, karabiber ve hindistancevizi sütü içeren detoks içecekleri Kimler Yapmalı: Karaciğer yağlanması sorunu yaşayanlar Alkol veya sigara kullanımı sonrası toksin atımı isteyenler Metabolik sorunlarla mücadele edenler Sağlıklı bir yaşam tarzı hedefleyen herkes Faydalar: Karaciğer hastalıklarını önleme Toksinlerden arınma Kan akışını düzenleme İyi bir sindirim sağlama Kabızlığı engelleme Genel vücut sağlığını destekleme Yasaklı Yiyecekler: Yüksek yağlı ve işlenmiş gıdalar Aşırı şeker ve tuz içeren besinler Alkol ve kafeinli içecekler Karaciğer detoksu, dengeli beslenme, su tüketimi ve uzman kontrolünde gerçekleştirilmelidir. Sağlıklı yaşam için karaciğerinizi temizleyin!

Zayıflatan Detoks Çayı
Zayıflatan detoks çayı, doğal içeriğiyle metabolizmanızı hızlandırarak yağ yakımını destekler. Günlük rutinine kolayca ekleyebileceğiniz bu çay, vücudunuzu arındırırken aynı zamanda sağlıklı bir şekilde kilo vermenize yardımcı olabilir. Peki, hangi malzemelerle bu etkili çayı hazırlayabilirsiniz? Keşfedin!

Bölgesel Zayıflamaya Yardımcı Yağlar
Bölgesel zayıflama için en etkili yağlar hangileridir? 💧 Doğal yağlar, vücutta biriken yağları nasıl hedef alır ve sizi daha fit bir görünüm için nasıl destekler? Cevapları keşfetmeye hazır mısınız?

Mezoterapi ile Zayıflama
Mezoterapi, deri ve deri altı tabakasına mikroenjeksiyon ile vitamin, mineral, ilaç ve diğer maddelerin uygulandığı bir tedavi yöntemidir. Bölgesel yağlanma, saç dökülmesi, selülit ve kırışıklık gibi çeşitli alanlarda kullanılır. Tedavi sürecinde iğneli veya iğnesiz yöntemler tercih edilebilir. Mezoterapi, bölgesel zayıflama, selülit tedavisi, saç ve cilt yenileme konularında etkili olabilir. Ancak kalp hastalığı, gebelik, diyabet gibi durumları olanlar için uygun değildir. Yan etkiler arasında ağrı, morarma ve kanama bulunabilir. Mezoterapi, uzman dermatologlar tarafından uygulanmalıdır.

Koşu ile Zayıflama
Koşunun Faydaları: Tempolu koşmanın kilo vermeye yardımcı olduğu, kalp sağlığını güçlendirdiği ve uygun dinlenme periyotlarının önemli olduğu belirtilmiştir. Koşu stilini çeşitlendirmenin etkili olduğu, istikrarın başarı için kilit olduğu vurgulanmıştır. Koşunun endokrin sistemi uyaran bir spor olduğu ve hormonların psikolojik ve bağırsak sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu açıklanmıştır. Koşunun kilo verme sürecini destekleyebileceği ancak metabolizmanın bireyden bireye farklılık gösterdiği ifade edilmiştir. Açık hava veya koşu bandı kullanımının tercih edilebileceği ve terlemenin vücut için faydalı olduğu belirtilmiştir. Hafif tempolu koşunun, spor salonlarından uzaklaşıp doğal ortamlarda yapılabilen keyifli bir aktivite olduğu vurgulanmıştır. Koşu ile Kaç Kalori Yakılır: Koşu yapmanın kalori ve yağ yakımında etkili olduğu, koşmanın yürümeye göre daha fazla kalori yakma potansiyeli taşıdığı ifade edilmiştir. Koşunun kişinin kilosuna, yaşına ve boyuna bağlı olarak değişen kalori yakma oranına sahip olduğu belirtilmiştir. Belirli bir sürede ortalama olarak kaç kalori yakılabileceği konusunda bilgiler verilmiştir. Koşmak Kilo Verdirir Mi? Koşunun kilo vermede etkili olabileceği ancak sadece koşarak büyük kilo kayıplarının zor olduğu ifade edilmiştir. Koşunun kilo verme sürecine destek olduğu, ancak düzenli beslenme ve diğer egzersizlerle kombinlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Koşarak 1 Haftada Kaç Kilo Verilir? Haftada 1-2 kilo arasında kilo vermenin mümkün olduğu, ancak bunun bireyden bireye değişebileceği belirtilmiştir. Günlük alınan kalori ile harcanan kalori arasındaki dengeye dikkat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Her gün Koşmak Zayıflatır Mı? Her gün koşmanın, vücudun direncini artırabileceği, metabolizmayı hızlandırabileceği ve kilo verme sürecine katkı sağlayabileceği açıklanmıştır. Ancak bu sürecin vücudun alışma durumuna bağlı olarak şekillenmesi gerektiği belirtilmiştir. Koşarken Nelere Dikkat Edilmelidir? Koşu öncesi ısınma hareketlerinin önemine vurgu yapılmıştır. Vücudun sinyallerine dikkat edilmesi, uygun tempo seçimi ve tempo değişikliklerinin önemi ifade edilmiştir. Koşu esnasında dikkat edilmesi gereken unsurların başında tempoyla ilgili doğru bilinçlendirme yapılmıştır. Kimler Koşu ile Kilo Verebilir? Koşunun genel olarak herkes tarafından yapılabilecek bir spor olduğu ifade edilmiştir. Ancak bireylerin sağlık durumu, ağırlık, yaş ve diğer faktörlere dikkat etmeleri gerektiği belirtilmiştir. Koşarak Kilo Verme Algısındaki Yapılan Yanlışlar: Antrenmanın sürekli aynı olmasının vücudun adapte olmasına neden olduğu ve çeşitliliğin önemli olduğu vurgulanmıştır. Aynı hızda daha uzun süre koşmanın etkili olmadığı, yoğunluğun artırılması gerektiği ifade edilmiştir. Koşmak Zararlı Mı? Koşunun sağlıklı bir spor olduğu ancak aşırıya kaçılmaması gerektiği, yavaşça alışma sürecinin önemli olduğu belirtilmiştir. Günde bir saatten fazla koşmanın zararlı olabileceği ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Koşu, kilo verme, kalori yakma, sağlık, spor, hafif tempo, metabolizma, antrenman, çeşitlilik, tempolu koşu.

Trambolinle Zayıflama
Trambolin Egzersizinin Sağlık Faydaları ve Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Trambolin, dengede durmayı gerektiren bir spor aracı olup tüm vücut kaslarını çalıştırarak zayıflamaya katkı sağlar. Spor salonlarına gitmekten hoşlanmayanlar için evde kolayca kullanılabilir. Maliyeti düşük ve açık havada uygulanabilir olması avantaj sağlar. Ancak, trambolin kullanımı bazı riskleri içerir ve dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunmaktadır. Trambolin Kullanmanın Faydaları: Eğlenceli Egzersiz: Motivasyonu artırır, sporu alışkanlık haline getirir. Dengeli Kas Çalışması: Denge gerektiren yapısı, tüm kasları aktif tutar. Kalp Sağlığı: Kalp atış hızını artırarak kardiyovasküler sağlığı destekler. Zıplamanın Faydaları: Kalori Yakımı: Zıplama, kalori yakımını artırarak kilo verme sürecine destek olur. Kardiyovasküler Sağlık: Kalbin çalışma hızını artırarak damar sağlığını iyileştirir. Stres Azaltma: Stres ve sinir sistemini dengeleyerek psikolojik sağlığa olumlu etki eder. Trambolin İle Ne Kadar Kilo Verilebilir? Ortalama olarak yarım saatlik trambolin antrenmanı, 120 kalori harcamayı sağlar. Haftada en az üç gün düzenli olarak yapıldığında aylık iki ila üç kilo kaybına katkıda bulunabilir. Trambolin Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler: Isınma: Ani hareketlere karşı korunmak için öncesinde ısınma hareketleri önemlidir. Denge Sorunları: Denge problemleri olanlar, uzman gözetiminde kullanmalıdır. Çocuklar İçin: Çocuklarda çeviklik ve denge gelişimi için kullanımı uygun olabilir. Risk Durumları: Sağlık sorunları olanlar, doktora danışarak kullanmalıdır. Dikkat ve Ölçülü Kullanım: Aşırı kuvvet uygulamaktan kaçınılmalı, kontrollü hareketlere odaklanılmalıdır. Trambolin, eğlenceli bir spor aracı olmakla birlikte, kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı riskleri beraberinde getirir. Sağlık sorunları olanlar ve çocuklar için uzman kontrolünde kullanım tavsiye edilir. Anahtar Kelimeler: Trambolin, Zıplama, Kilo Verme, Denge, Egzersiz Güvenliği, Sağlıklı Yaşam, Spor Motivasyonu.