Tiroid Diyeti – Tiroid Hastalarında Zayıflama

Tiroid Diyeti - Tiroid Hastalarında Zayıflama

Tiroid Diyeti

Tiroid Hastaları Nasıl Zayıflar?

Tiroid diyeti – tiroid hastalarında zayıflama hakkında merak edilenleri bu yazıda açıkladım. Öncesinde hastalıkla ilgili bilgi veriyorum. Tiroid bezi, salgıladığı hormonlar ile vücudun metabolizma hızını ve metabolik süreçlerini yönetir. Bu hormonların salgılanma miktarı yetersiz ise Hipotiroidizm hastalığı ortaya çıkar. Gerekenden fazla hormon salgılanması ve tiroid bezinin aşırı çalışması ise Hipertiroidi hastalığına yol açar. Haşimato Tiroidi, Hipotiroidizm türlerinden biridir.

Hipotiroidizm hastalıkları sonucunda metabolizma çalışma hızı yavaşlamaya başlar. Bu nedenle yakılan enerji miktarı azalır ve kilo artışı görülmeye başlar. Hastaların bir uzman yardımı ile en ideal diyet programını uygulamaları, dengeli ve düzenli beslenmeye alışkanlık haline getirmeleri gerekir. Ancak kilo vermek için yalnızca beslenmenin düzenlenmesi yeterli olmaz. Hastanın kalori yakımını arttırmak için haftada en az 3 gün, 30 ila 40 dakika arasında egzersiz yapılması oldukça önemli.

Tiroid hastaları için diyet programı hazırlarken tüketilmesi ve uzak durulması gereken besinlere dikkat etmek gerekir. Soya içeren ürünler, tiroid hormonlarını salgılayan bir enzimin çalışmasını engeller. Ayrıca soya ürünleri kullanan kadınların, kullanmayanlara oranla 3 kat daha fazla hipotiroidizm hastalığına yakalandıkları kanıtlanmıştır. Bu nedenle soya ürünleri listede yer almamalı. Tüketilecek iyot miktarı ise özenle belirlenmeli.

Tiroid bezinin büyümesine sebep olan ve iyot emilimini engelleyen besinlere guatrojenik besinler denir. Brüksel lahanası, brokoli, lahana, turp, karnabahar, şalgam, yer fıstığı, şeftali, ıspanak, armut, çilek gibi sebze ve meyveler guatrojenik besinler arasında yer alır. İlaç alımının hemen ardından tüketmek sakıncalı olacaktır.

Bağışıklık sistemini güçlendiren ve tiroid bezinin çalışmasına yardımcı olan antioksidan içerikli gıdaların tüketimini artırmaya özen göstermek gerekir. Bu besinlere örnek olarak greyfurt, domates, maydanoz, yaban mersini, portakal, semizotu ve biber gösterilebilir. Ayçekirdeği, hindi eti, mantar, tavuk göğsü ve yumurta gibi selenyum açısından zengin gıdalar da tiroid hormonlarının sağlıklı çalışması için tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Baklagiller,süt, et ve et ürünleri tirozin içeren besin kaynaklarıdır. Bu gıdaların yeterli tüketimi ile metabolizma hızını kontrol eden T3 ve T4 hormonlarının üretimi düzenlenir.

Yardıma Mı İhtiyacınız Var ? 

Tiroid Diyeti ve 1 Haftalık Diyet Listesi

Hipotiroidizm hastalıklarında metabolizmanın çalışma hızı büyük ölçüde yavaşlar ve kilo vermeyi güçleştirir. Hipertiroidizm hastalıklarında ise kilo kaybı istenenden daha hızlı gerçekleşir. İki hastalıkta da kişiye uygun bir beslenme programının hazırlanması ve bu programın yaşam tarzı haline getirilmesi büyük önem taşır. Her hastanın beslenme programı birbirinden farklı ve kişiye özeldir. Bu nedenle hastanın uzman bir diyetisyene giderek profesyonel yardım alması gerekir. İdeal vücut ağırlığına ulaşmak ve bu kiloyu korumak, tiroid hormonlarının normal seviyede olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar arasında yer alır.

Sağlıklı olan her bireyin günde en az 8 bardak su içmesi gerekir. Tiroid hastalarının ise 10 ila 12 bardak su içmesi tavsiye edilir. Metabolizma hızının düzenlenmesi ve tokluk hissinin oluşabilmesi için yeterli su tüketilmeli. Gün içerisinde 3 ana öğün, 2 ya da 3 ara öğün şeklinde gıda tüketimi yapılmalı. Hipotiroidizm hastalığı ile birlikte halsizlik ve yorgunluk açığa çıkar. Bu durumlarda antioksidan yönünden gelişmiş besinlere yönelmek, hastanın günlük hayat kalitesini arttırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda tokluk hissini sağlamak ve sindirim sistemi problemlerinin önüne geçebilmek için yeterince lifli gıda tüketimi yapmaya özen göstermek gerekir.

Tiroid hastalarının guatrojenik gıda tüketiminde dikkatli olmaları; lahana, brokoli, turp ve karnabahar gibi sebzeleri tüketmemeleri tavsiye edilir. Ayrıca gün içerisinde tüketilen kahve miktarının 300 mg’ı geçmemesi de dikkat edilmesi gereken diğer bir noktadır.

Aşağıda örnek olarak gösterilen 1 haftalık diyet programının ölçüleri, hastadan hastaya göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle programa başlamadan önce uzman bir diyetisyenden onay almak doğru olacaktır. Her sabah güne 1 ya da 2 bardak su içerek başlanır. Program, 3 ana ve 3 ara öğünden meydana gelmektedir.

Kahvaltıda 1 adet yumurtayla hazırlanmış omlet ya da 1 adet haşlanmış yumurta, salatalık, domates, 2 dilim kadar beyaz peynir ve en fazla 2 dilim çavdar ekmeği yenir. İlk ara öğünde ise 8 adet çiğ fındık, 2 adet ceviz içi ve 1 fincan yeşil çay tüketilir.

Öğle yemeğinde bol yeşillikle hazırlanan salata vazgeçilmezdir. Yanında ise fırında ya da ızgarada hazırlanmış 120 gr kadar köfte/ tavuk eti ya da balık tüketilir. 2 dilime kadar çavdar ekmeği yenilebilir, içecek olarak 1 bardak ayran tüketilir. İkinci ara öğünde 1 bardak sütün yanında 1 tane orta boy muz ya da 2 dilim ananas yenir.

Akşam yemeği için guatrojenik besinler grubunda yer almayan sebzelerle hazırlanmış 1 porsiyon yemek, bol yeşillikli salata, 1 kase çorba ve 4 kaşık yoğurt yeterli olacaktır. Son ara öğünde ise 2 tam ceviz içi, 1 portakal/ 1 elma ya da 2 adet mandalina yenebilir.

Tiroid Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

Tiroid hormonlarında meydana gelen hastalıklarla birlikte kilo kaybı, kilo artışı, depresyon, yorgunluk, saç dökülmeleri, bitkinlik, halsizlik, unutkanlık, uykusuzluk, aşırı sinir hali ve kalp çarpıntısı gibi sorunlar görülebilir. Bu komplikasyonların birçoğu hastaların genel yaşam kalitesinde düşüşe yol açar. Tiroid hastalıkları genetik sebeplere, guatrojen besinlerin aşırı tüketimine ve iyot eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yeterli iyot miktarı günlük 5 gram kadar olmalı ve haftada 2 kez balık yiyerek desteklenmeli. İyot kaybının olmaması için yemeklere piştikten sonra tuz atılmalıdır.

Tiroid hastalıklarını kontrol altına alabilmek ve bu hastalıklardan korunabilmek için dengeli bir beslenme programı oluşturulmalıdır. İdeal vücut ağırlığına ulaşarak bu kiloyu muhafaza etmek, metabolik süreçlerin devamlılığını sağlamak, kronik hastalıkların oluşma riskini azaltmak için dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı kazanmak gerekir. Gün içerisinde tüm besin ögelerinden yeterli miktarda tüketmek, selenyum ve iyot gibi mineralleri eksik almamak, gün içerisinde en az 10 ila 12 bardak kadar su içmek tiroid hastalarının beslenmesinde kesinlikle olması gereken maddeler.

Selenyum ve iyotun bir arada alınmasını sağlayan en zengin besin grubu, balık ve diğer deniz ürünleri. Omega-3 yağ asidi yönünden de hayli zengin olan bu besinlerin tüketimiyle, tiroid hastalığı komplikasyonları arasında yer alan diyabet ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmak da mümkün olur. Omega-3 yönünden zengin olan besinler arasında ceviz içi ve keten tohumu da örnek gösterilebilir.

Tiroid hastalarının beslenme programında yer alması gereken bir diğer madde ise yeterli posa tüketiminin sürdürülmesi. Gün içerisinde 25 ila 30 gün arasında posa almak, sindirim sistemi problemlerini önlemek için oldukça önemli. Taze meyve ve sebze tüketimi, tam tahıllı gıda tüketimi, kurubaklagil alımı ile günlük posa ihtiyacı karşılanabilir. Bu sayede tiroid hormonları işlevlerini yerine getirebilir.

Tiroid Hastaları Hangi Besinleri Yemeli, Neleri Yememelidir?

Tiroid hormonlarının yetersiz ya da aşırı salgılanması ile birlikte Kişilerin uyku ve beslenme düzenlerinde bozulmalar görülür. Yetersiz tiroid hormonu salgılanmasıyla birlikte saçlarda cansızlaşma, kilo vermede güçlük, kronik yorgunluk, cilt kuruluğu, unutkanlık, yüksek kolesterol, depresyon ve isteksizlik gibi problemler de ortaya çıkabilir. Bu sorunları engelleyebilmek ve tiroid hastalıklarına yakalanma riskini azaltabilmek için kişilerin beslenme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve kalan hayatlarında dengeli beslenmeye özen göstermeleri gerekir.

Tiroid hastalıkları genellikle gençlik döneminin ardından teşhis edilir. Aynı zamanda kadınlarda görülme oranı, erkeklerde görülme oranından daha fazladır. Doğru beslenmenin alışkanlık edinilmesi ve düzenli egzersiz ile hastalık komplikasyonlarını ertelemek ya da hastalıktan korunmak mümkün olabilir. Tiroid hastalarının beslenmesinde, guatrojenik besinlerin yer almaması önem taşır. Brokoli, brüksel lahanası, soya, lahana türleri, karnabahar, yer fıstığı, ıspanak, turp, darı, şeftali ve böğürtlen gibi gıdalar guatrojenik besinler grubunda yer alır. Bu besinler uzman bir diyetisyen tarafından belirlenen miktarlarda ve sıklıkta tüketilmezse tiroid hormonları seviyesinde bozulmalar meydana gelir.

Dereotu, özellikle tiroid hormonlarını dengelemek için oldukça yararlı bir bitki. Dengelenen tiroid hormonları işlevlerini daha verimli şekilde yerine getirebilir. Ayrıca yeterli miktarda alımı ile nodülleri küçültme ve yok etme özelliğine de sahiptir.

Balık ve deniz ürünlerinin içerisinde bulunan Omega-3 yağ asitleri, tiroit hormonlarının dengelenmesi için düzenli olarak alınması gereken gıdalar arasındadır. Haftada 2 kez yeterli porsiyonlarda balık tüketmek, tiroid fonksiyonlarını düzenleyerek hastanın yaşaması muhtemel olan komplikasyonları ertelemesine ve bu komplikasyonları en az hasarla atlatmasına yardımcı olur. Tiroid hastalarının özellikle ton balığı, somon, orkinos, uskumru ve morina balıklarını tüketmeleri tavsiye edilir.

Tiroid hormonlarını düzenleyen minerallerden biri de selenyumdur. Ceviz, kepekli unlar ve keten tohumu gibi besinlerin içerisinde zengin miktarda bulunur. Bu nedenle tiroid hastalarının günlük beslenme programlarında sıklıkla cevize yer verilir. Aynı zamanda hastaların beyaz ekmek tüketiminden kaçınarak kepekli unla hazırlanan ekmek çeşitlerine yönelmeleri gerekir.

Çinko, özellikle tiroid hastalarının düzenli şekilde alması gereken bir mineraldir. Yumurta, çinko açısından oldukça zengin bir besindir. Bu nedenle hastaların kahvaltıda omlet ya da haşlanmış yumurta tüketmeleri tavsiye edilir.

Tiroid Hastalarının Uyması Gereken 10 Kural

Tiroid hastalarının beslenme programları, sağlıklı bir insanda salgılanması gereken tiroid hormonları seviyesine ulaşmayı amaçlayarak hazırlanır. Tiroid hormonları, vücutta bulunan diğer hormonlarla uyum içerisinde çalışamazsa vücut yapılanamaz. Ayrıca bu hormonların yetersiz salgılanmasıyla vücut yağ oranı ve kiloda artış meydana gelerek hastanın sağlığını riske atar. Tiroid hormon seviyesini kontrol altına almak için hastaların beslenmelerini düzenlemeleri, egzersiz alışkanlığı kazanmaları ve reçete edilen ilaçları doğru şekilde kullanmaları gerekir. Bu sayede hastalığın yol açtığı semptomlar ve komplikasyonlar önlenebilir.

Tiroid hastalarının uyması gereken 10 temel kural bulunur:

  1. İlk olarak şeker ve beyaz un içeren gıdaların tüketimi olabildiğince kısıtlanma, yapılabiliyorsa tamamen bırakılmalıdır.
  2. Beslenme programında belirtildiği miktarda taze meyve tüketilmeli. Ancak tercih edilen meyvenin şeker oranı düşük olmalıdır.
  3. Gün içerisinde en az 10 ila 12 bardak kadar su içmeyi ihmal etmemek gerekir.
  4. Fazla kiloları olan kişilerin ara öğün tüketmemeleri, açlık hissedildiğinde ise süt ve süt ürünleri gibi sindirimi yeniden başlatmayan sıvı ağırlıklı gıdaların seçilmesi gerekir.
  5. Hastaların özellikle akşam öğününü yemeden önce yürüyüş yapmaları gerekir. Bu sayede vücut yağ oranında azalma görülür. Egzersiz yapma alışkanlığı tiroid hastalıklarında oldukça önemli bir yer tutar.
  6. B12 vitamin değerlerinin düzenli olarak takip edilmesi de tiroid hastalarının uyması gereken kurallar arasında yer alır. B12 vitamininin eksikliği halinde dışarıdan takviye yapılması gerekir.
  7. Her hastanın gün içerisinde yeterli protein alması gerekir. Bu proteinler bitkisel ve hayvansal gıdalardan karşılanabilir.
  8. B1 vitaminin, vücutta salgılanan tiroid hormonu seviyesini düşürdüğü kanıtlanmıştır. Bu nedenle hastaların zengin B1 vitamin kaynağı olan malt, kepek, çavdar, pirinç ve mısır gibi gıdalardan uzak durmaları gerekir.
  9. Selenyum, tiroid hormonlarını düzenleme konusunda oldukça önemli bir mineraldir. Özellikle tiroid yetmezliği bulunan hastaların düzenli olarak selenyum takibi yaptırması gerekir.

Sindirim sistemi problemlerini önleyebilmek için sık sık sebze yemeği tercih edilmeli. Aynı zamanda lifli ve posalı gıdalarla sindirim sistemi desteklenmelidir.

Haşimato Diyeti İşe Yarıyor Mu?

Haşimato hastalığı, otoimmün hastalıklar grubunda yer alır. Bağışıklık sistemi, salgılanan tiroid hormonlarını tehdit olarak algılar ve saldırarak yok eder. Bunun sonucunda ise hormon seviyelerinde ciddi bir düşüş ortaya çıkar. Haşimato gibi hipotiroidizm hastalıkları ile birlikte metabolizma yavaşlamaya başlar. Kilo ve vücut yağ oranında artış gözlenir. Tiroid hormon seviyesinin düzenlenmesi ve kronik hastalıklardan korunabilmek için düzenli egzersiz yapılması, beslenmenin düzenlenmesi, ilaç tedavisi gibi müdahaleler gerekir.

Haşimato diyeti basitçe glutenin beslenme programından çıkarılması üzerine kurulmuştur. Ancak tek başına bu diyet listesini uygulamak hastalıkta herhangi bir iyileşme görülmesi için yeterli olmaz. Haşimato diyeti yapan hastaların bildirdikleri sonuçlarda yorgunluğun azalması, cilt sağlığının yeniden kazanılması ve az da olsa kilo kaybının yaşanması yer alır. Fakat hormon seviyelerinde herhangi bir değişiklik görülmez.

Haşimato hastalığı ile birlikte tiroid bezinde iltihaplanma ortaya çıkabilir ve tahribatlar oluşmaya başlar. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte tiroid yetmezliği görülebilir. Yaşanan bu süreç, hastadan hastaya göre farklılık gösterebilir. Hipotiroidi hastalıkları sinsi ilerleyebilir. Bu nedenle belirtilerin yakından takip edilmesi oldukça önemli. Haşimato hastalığından şüphe ediliyorsa vakit kaybetmeden gerekli tetkiklerin yapılması gerekir. Hormonları düzenleyen ilaçların yanı sıra selenyum takviyesi almak da şikayetleri kontrol altına almaya yardımcı olacaktır.

Hipertiroid Nedir ve Hipertiroid Hastası Nasıl Beslenmelidir?

Tiroid bezleri gereğinden fazla hormon salgılarsa ve kanda yüksek oranda hormon çıkarsa hipertiroidi teşhisi konur. Halk arasında “zehirli guatr” adıyla da bilinir. Hipertiroidi hastalarında sinirlilik hali, sıcağa karşı dayanıksız olma, aşırı terleme ve kalp çarpıntısı gibi şikayetler görülür. Ayrıca TSH oranı düşük, T3 ve T4 seviyeleri yüksektir. İlerleyen dönemlerde tiroid bezinde büyüme görülebilir ve guatr hastalığı ortaya çıkar. Bu hastalık kendini boyunda baskı hissi, şişlik, nefes darlığı ve horlama gibi belirtilerle gösterir.

Hipertiroidi hastalarının iştahları oldukça açıktır. Buna rağmen kilo kaybı sık görülür. Dinlenme halindeyken 100 ve üzerinde seyreden nabız, ellerde titreme, adet düzensizlikleri, uyku bozuklukları, terleme, kasların zayıflaması, cilt incelmeleri, saçların cansızlaşması, bağırsak hareketlerinin hızlanması, gözlerin ileri doğru çıkıklaşması, tahammülsüzlük, hiperaktivite, erkek hastalarda meme büyümesi, kemik erimesi, cinsel isteksizlik, sık su içme isteği ve kırmızı yumrular hipertiroidi belirtileri arasında yer alır.

Hipertiroidi hastalarının sigara kullanmamaları ve iyotsuz beslenmeleri gerekir. İlaç tedavisi devam ederken kontrolsüz kilo artışı yaşanabilir. Bu nedenle ilaç kullanılırken şeker ve nişasta içeren gıdaların tüketilmemesi gerekir. Hastalığın seyrini yavaşlatabilmek için bağışıklık sistemi güçlü tutulmalı.

Hipertiroidi hastalarının beslenmesinde mantar, sarımsak, brokoli gibi sebzeleri tüketmeleri bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından çok önemlidir. Ayrıca faydalı yağların yeterli miktarda alınması, Omega-3 alımı için haftada 2 gün balık tüketilmesi, güçlü bir probiyotik kaynağı olan yoğurdun sık tüketilmesi gerekir. Uzman bir diyetisyen onayıyla glisemik indeks diyeti yapılması da hasta için yararlı olacaktır. Son olarak hastaların kahve, çay ve asitli içecek tüketiminden kaçınmaları gerekir.

Hipotroid Hastaları Şok Diyet Uygulayabilir Mi?

Hipotiroidi hastalarının metabolizma hızı büyük ölçüde yavaşladığı için kontrolsüz kilo artışı ortaya çıkar. İdeal vücut ağırlığına sahip olmak, genel sağlık durumu için oldukça önemli. Ancak doğru şekilde verilmeyen kilolar, ilerleyen dönemlerde ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Şok diyetler yardımıyla hızla kilo vermek mümkündür. Ama diyetin sonlanmasından kısa süre sonra verilen kilolar yeniden alınır. Kalıcı ve sağlıklı şekilde kilo verebilmek için kişiye özel bir diyet programının uygulanması ve düzenli olarak spor yapılması gerekir.

Hipotiroidi hastalarının ihtiyaçları, kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Bu nedenle her hastanın beslenme programı farklıdır. Ancak şok diyetler, ortalama değerler göz önüne alınarak hazırlanır. Kişiye özel ve uzun süreli olmadıkları için tiroid hastalarının uygulamasına uygun değillerdir.

Tiroid hastaları için hazırlanan beslenme programlarında vücut yağ oranının azaltılması ve bu sayede kilo kaybı sağlanması amaçlanır. Şok diyetler ise kas dokusu ve vücuttaki su miktarını azaltarak kilo verdirir. Kas oranı fazla olan kişilerin yağ yakma oranı daha yüksektir. Bu nedenle kilo vermesi gereken hastaların kas oranları korumaları oldukça önemli.

Kişiye özel hazırlanan diyet programları ile hastanın dengeli ve düzenli beslenmeyi öğrenmesi, edindiği bilgileri yaşam tarzı haline getirmesi hedeflenir. Şok diyetler ise tek tip beslenmeye yönlendiren ve dengeli beslenmeden uzak programlardır. Günlük alınan enerji miktarının aniden azaltılması sonucunda metabolizma hızı düşer. Hipotiroidi hastalarında bu hız zaten azalmış olduğu için şok diyetler hayli sakıncalı.

Sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermeyen kişilerde ani kilo artışları, insülin direnci, diyabet riski, kas zayıflamaları, saç dökülmeleri ve ciltte cansızlaşma gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle şok diyetler yerine doğru ve hastaya uygun bir beslenme programının takip edilmesi tavsiye edilir.

Tiroid Hastaları İçin Diyet Örneği

Hipotiroidi hastaları için örnek diyet listesi, ortalama değerler dahilinde hazırlanmıştır. Hastanın fiziksel özellikleri ve genel sağlık durumuna bağlı olarak porsiyonlarda değişiklik yapılması gerekebilir. Liste, 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde uygulanır.

Kahvaltıda 1 tane haşlanmış yumurta, 5-6 tane zeytin, salatalık, roka, domates, 2 dilim çavdar ya da tam buğday ekmeği, 2 yemek kaşığı lor peyniri ya da 1 dilim beyaz peynirden oluşur. İlk ara öğünde ise 2 adet ceviz içi, 2 tane küçük mandalina ya da 1 tane küçük armut yenir.

Öğle yemeğinde 3 kaşık kepekli makarna ya da bulgur pilavı, 100 gr ızgarada pişmiş balık, tavuk eti ya da köfte, 1 dilim çavdar ya da tam buğday ekmeği ve mevsim salata yer alır. İkinci ara öğünde ise 1 fincan bitki çayının yanında 1 tane küçük elma tüketilir.

Akşam öğünü için guatrojen besinlerden yapılmamış 1 porsiyon sebze yemeği, 1 kase çorba, 1 dilim çavdar ya da tam buğday ekmeği ve 4 yemek kaşığı yoğurt yenir. Son ara öğünde 1 su bardağı kefir ya da süt ile 1 adet küçük muz bulunur.

Hipertiroidi hastaları için verilen örnek diyet listesindeki porsiyonlar, hastanın genel sağlık durumu ve fiziksel özelliklerine bağlı olarak değişebilir. Diyet listesi 3 ana ve 3 ara öğünden meydana gelir.

Kahvaltıda 1 adet haşlanmış yumurta, taze yeşillik, salatalık, domates, 2 dilim çavdar ya da tam buğday ekmeği, 2 dilim beyaz peynir yenir. Ara öğünde 2 adet kuru kayısı ve 2 tam ceviz içi tüketilir.

Öğle yemeğinde 120 gram köfte, balık ya da derisiz tavuk eti bulunur. Protein yönünden hayli zengin olan bu besinlerin fırında ya da ızgarada pişirilmesi gerekir. Yemeğin yanında 1 dilim çavdar/ tam buğday ekmeği ya da 1 kepçe çorba içilebilir. 1 bardak ayran ya da 1 kase yoğurt, taze yeşilliklerle hazırlanmış mevsim salata da öğle yemeğinde bulunması gereken besinlerdendir. İkindiye doğru 1 porsiyon meyve ve 8-9 tane kavrulmamış fındık yenir.

Akşam yemeğinde 1 dilim çavdar/ tam buğday ekmeği ya da 3 yemek kaşığı bulgur pilavı, 1 porsiyon sebze yemeği, mevsim salata ve 4 yemek kaşığı yoğurt bulunur. Son ara öğünde 1 porsiyon meyve ve 1 su bardağı süt içilir.

Tiroid Bezi Olmayanlar Nasıl Beslenmelidir? Örnek Diyet Listesi

Tiroid bezinin tamamı alınmamışsa, kalan salgı bezinden T3 ve T4 hormonlarının salınımı devam eder. Ancak tamamı alınmışsa vücutta bu hormonların üretimi tamamen durur. Bu nedenle hormon içerikli ilaçların takviyesi yapılır ve tiroid bezinin görevleri bu şekilde üstlenilir.

Tiroid bezi tamamen alındıktan sonra vücut, hipotiroidi belirtileri göstermeye başlar. Bu nedenle sürekli ilaç kullanımı gerekir. Bu ilaçlar, tiroid hormonları ile aynı fonksiyonları yerine getirerek hastanın sağlığını korumasına yardım eder. Hastanın ihtiyacı olan hormon miktarı, yapılan kan testleri sonucunda belirlenir. İlaçların dozu bu şekilde ayarlanır.

Tiroid bezi olmayan hastaların yeme alışkanlıkları, hipotiroidi hastalarının beslenme programlarına uyum sağlayacak şekilde düzenlenir. Çünkü ilaç tedavisi uygulansa dahi hastaların metabolizma çalışma hızında büyük bir düşüş yaşanır.

Tiroid bezi alınan hastalar için hazırlanan diyet listeleri kişinin fiziki durumu ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Verilen örnek diyet listesindeki ölçüler, kişiden kişiye göre değişiklik gösterir.

Kahvaltı: 1 tane haşlanmış yumurta ya da yağsız hazırlanmış omlet, 1-2 dilim beyaz peynir, 2 dilim kadar çavdar ya da tam buğday ekmeği, taze domates ve salatalık.

Ara Öğün: 2 adet ceviz, 7-8 tane kavrulmamış fındık ve 1 fincan yeşil çay.

Öğlen: Fırında ya da ızgarada pişmiş balık/ tavuk eti/ köfte, mevsim salata, 2 dilim kadar tam buğday ya da çavdar ekmeği, 1 bardak ayran.

Ara Öğün: 1 porsiyon şeker oranı düşük meyve ve 1 su bardağı süt.

Akşam: Guatrojenik besin grubunda olmayan sebzelerle yapılmış 1 porsiyon yemek, 1 kase istenen çorba, mevsim salata, 1 bardak ayran ya da 1 porsiyon yoğurt.

Ara Öğün: 2 adet ceviz ve 1 porsiyon düşük şeker oranlı taze meyve.

Tiroid Hapı Kilo Verdirir Mi?

Tiroid bezlerinin yeterince hormon salgılayamaması sonucunda hipotiroidi, gerekenden fazla hormon salgılaması sonucunda ise hipertiroidi hastalıkları ortaya çıkar. Bu hastalıkların tedavileri uygun bir beslenme programı, düzenli egzersiz yapılması ve reçete edilen ilaçların düzenli kullanılması ile yapılıyor.

Hipotiroidi hastalarının metabolizma hızı yavaşladığı ve kilo kaybı zorlaştığı için hastaların kilo almaları beklenen bir etkidir. Çoğu hasta bu durumu kullandıkları tiroid ilaçlarına bağlama yanılgısına düşer. Ancak hipotiroidi ilaçları, vücudun yağ oranında ve kiloda artış yaşanmasını yavaşlatma etkisine sahiptir. İlaçların kullanılmaması halinde bu kilo ve yağ artışı kontrolden çıkabilir. Bu nedenle hipotiroidi hastalarının ilaçlarını belirtilen doz ve sıklıkta, ihmal etmeden kullanmaları hayati önem taşır.

Hipertiroidi hastalarının metabolizma hızları ise normalden daha hızlıdır. Bu nedenle hastaların kilo kaybı yaşamaları engellenemez. Hastaların uygun kalori miktarında, düzenli ve dengeli bir beslenme programı izlemeleri oldukça önemlidir. Ancak beslenme tek başına yeterli olmayacağı için ilaç tedavisi uygulanır. Bu ilaçlar yalnızca hormon seviyesini dengelemekle görevlidir. Yani reçete edilen ilaçlarla kilo almak ya da vermek mümkün olmaz.

Haşimato Diyeti Nedir? Nelere Dikkat Edilmelidir?

Haşimato hastalığı, otoimmün hastalıklar grubunda yer alan bir tiroid problemidir. Tiroid bezinin ürettiği hormonlar, bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak algılanır ve savaşarak yok edilir. Bu nedenle vücutta yeterli miktarda hormon bulunmaz. Hastanın metabolizma hızı yavaşlar, kilo artışı ve vücutta yağlanmalar meydana gelir. Haşimato hastalığında ilaç tedavisinin yanı sıra doğru beslenme ve egzersiz de önemli yer tutar.

Haşimato hastalarının uyguladığı diyet programlarında kesinlikle iyotsuz kullanımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca rafine şeker ve besinlerden kaçınmak da oldukça önemlidir. Buğdayların kabuklarından ayrılmamış ve çok tahıllı olması, zeytinyağı ve fındık yağı gibi bitkisel yağların tercih edilmesi; hidrojenize yağların tüketiminden uzak durulması gerekir.

Omega-3 yağ asitleri, haşimato hastalarının diyet listesinde bulundurulması gereken besin ögeleri arasında yer alır. Bu nedenle haftada 2 kez balık tüketimi tavsiye edilir. Gerekli durumlarda Omega 3 tabletleri ile takviye yapılır. Antioksidan açısından zengin olan selenyum ve çinko gibi minerallerin tüketimi de aksatılmamalıdır.

B1 başta olmak üzere, B grubu vitaminleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu nedenle haşimato hastalarının diyetlerinde bu vitaminlere yer verilmez. Diş macunlarının içerisinde bulunan florür ve musluk suyunda bulunan klor gibi maddeler, haşimato hastaları için oldukça zararlı. Tiroid bezinin baskılanmasına yol açan bu maddelerin tüketilmemesi için özen göstermek gerekir.

Haşimato diyetinde 3 saat aralıklarla ve küçük porsiyonlarda yemek yenir. Sırasıyla bir ana ve bir ara öğün olarak beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Son olarak gün içerisinde en az 10 ila 12 bardak arasında su içmek, metabolizma hızının dengelenmesi için önemli bir detaydır.

Diğer hastalıklarla ilgili yazmış olduğum yazılara buraya tıklayarak ulaşabilirsin.

WhatsApp
Hizmetlerimiz Hakkında Bilgi Alın!
Merhabalar, ben diyetisyen Tuğba Yaprak. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Powered by