Kilo Verme Diyeti

Kilo Verme Diyeti

Kilo Verme Diyeti

Ülkemizde obezite problemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu yüzden sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılarak kilo verme diyeti sıklıkla uygulanması gerekir.

Ülkemizde diyet veya rejim kelimesi daha çok zayıflama/kilo verme üzerine yoğunlaşılmış olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde kilo düzeyinin normalin üzerinde olması ve beslenme alışkanlıklarımızın bozuk olması nedeniyle büyük bir kesimin diyet kelimesine zayıflama anlamıyla eş değer tutmaktadır. Oysaki Diyet kelimesi kilo almak, Hastalıklarda sağlıklı beslenmek, spor yapanlar için kas kütlesini artırmak amaçlı çok yönlü olarak kullanılmaktadır.

Beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olan hafif şişman ve obezite grubunda yer alan kişiler ideal kiloya ulaşma süreçlerinde kilo verme diyeti uygulamaktadırlar. Bu diyet programları kişiye özel düzenlenmekte ve bazal metabolizma hızına ek olarak günlük fiziksel aktivite düzeyi baz alınarak kişinin sosyo-ekonomik durumu göz önünde bulundurularak hazırlanmaktadır. Kilo verme diyetleri sayesinde kişiler haftalık olarak 0.5-1.5 kilo arasında kilo kaybı yaşamaktadırlar. Ancak bu süreçte kişilerin verdikleri kilo miktarı yaptıkları spor faaliyetlerine ( tenis, yüzme, basketbol, voleybol, fitness, plates vb. gibi ) göre değişkenlik gösterebilmektedirler. Kişilerin günlük yaktıkları kalori miktarına bağlı olarak bu miktar haftalık olarak 2-2.5 kilolara kadar çıkabilmektedir. Tabi ki de bu oranda kişilerin yaş, metabolik rahatsızlıkları, cinsiyeti uyku düzeni, diyete olan bağlılığı ve kas-yağ oranlarına göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Beslenme ve diyet uzmanları tarafından hazırlanan zayıflama diyetleri mutlaka kişiler tarafından uygulanmalıdır ki kısa ve sağlıklı sürede ideal kilolara kavuşulsun ve verilen kilolar hayat boyu yaşam tarzı değişikliğine bağlı olarak kalıcılığını koruyabilsin. Kilo verme diyetleri kişilerin ekonomik durumları ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak 3 öğün en az 2 ara öğün içermelidir. Çalışma ve uyku düzenlerine bağlı hazırlanan kilo verme diyetlerinde kişilerin hazırlayabileceği ve temin edebilecekleri öğünlerin yer alması da kilo verme diyetlerinin başarısını arttırmaktadır. Metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahip olan ara öğünler de kilo verme diyetlerinin vazgeçilmezi olduğundan kişileri daha uzun süre tok tutabilecek protein içeriği yüksek ancak karbonhidrat ve kalori içereği düşük besinler bu öğünlerde tercih edilmektedir. Dönemsel olarak trend olan kilo verme diyetleri yerine kişilerin doğru ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ve bu beslenme rutinini yaşam tarzları haline getirmek amacı ile mutlaka diyetisyenlere başvurması gerekmektedir. Her kişinin metabolizma hızının farklı olması ve her kişinin ihtiyacı ve rahatsızlıklarının farklılığı, kilo verme konusunda herkese özel bir hizmet sunulması gerekliliğini getirmiştir.

Kilo Verme Diyeti Süreci

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler incelendiğinde en büyük sorunun aşırı kilo alımı olduğu görülecektir. İdeal kilodan daha fazla kiloya sahip olmanın getirdiği sağlık problemleri ve sosyal problemleri insanları kilo vermeye itmektedir. Doğru zamanda doğru şekilde yapılan müdahalelerle oldukça kolay olan bu süreç, müdahalelerin gecikmesiyle beraber zorlaşmakta; yanlış müdahale yapılması halinde ise inanılmaz derecede konforsuz hale gelmektedir. Kilo verme sürecinin nasıl geçeceği özel durumunuza ve uyguladığınız yöntemlere bağlıdır. Profesyonel destek alıp almadığınız, kilo verme sürecini hangi tekniklerle desteklediğiniz sürecin gelişimini etkileyen unsurlardır. Kilo verme sürecinin baş elemanı ise kilo verme diyetleridir.

Kilo verme sürecini üç evreye ayırabiliriz. Erken evre, orta evre ve geç evre olarak. Erken ve orta evrelerde kilo verme süreci görece daha konforludur. Kişilerin kilo vermeye harcadıkları efor az, elde ettikleri başarı ise fazladır. Geç evrede kilo vermek çok konforsuz bazı süreçleri içerebilir. Ayrıca çok fazla efor harcanmasına rağmen elde edilen başarı görece zayıftır. Bu sebepten ötürü, kilo vermeyi kafaya koyduktan sonra özel durumunuzu tartmalı, size en uygun olacak yöntemlerle kilo vermeye başlamalısınız.

Erken evrede ufak diyetlerle, yenilenlere dikkat edilmesiyle ve hafif yürüyüşlerle kilo verme süreci yürütülebilir. Kişinin harcaması gereken psikolojik efor da görece düşüktür. Kilolara müdahale edilebilecek en erke evre olduğundan dolayı da alınan kilolar oldukça azdır. Kişi ideal kilosuna oldukça yakın olmasından dolayı ne sosyal ne de iş hayatı kısıtlanmış durumda değildir.

Orta evrede diyetin ve spor egzersizlerini daha ağır geçtiğini söyleyebiliriz. Kişi yediklerine ve içtiklerine dikkat etmenin yanında kalori hesabı da yapmaya başlamalıdır. Ayrıca profesyonel destek alınması çok faydalı olacaktır. Spor egzersizlerinin düzenli hale getirilmesi de büyük bir zorunluluktur. İdeal kilodan on beş ile yirmi kilo fazlanız olabilir. Bu kiloları vermek altı aylık bir sürenizi alsa da ilgili yöntemlere gönülden bağlı kaldığınız sürece ek bir müdahaleye gerek duyulmadan fazla kilolar verilebilir.

Kilo verme sürecinin belki de en zorlu evresi geç olandır. Kişi ne erken ne de orta evrede kilolarını vermek için çabalamadığından dolayı, mevcut durumunda kilolarını vermesi çok zorlaşır. Diyetler ve spor egzersizleri oldukça ağır olmasına rağmen alınan kiloların verileceğine dair bir garanti bulunmaz. Geç evrede olan aşırı kilolular cerrahi müdahaleleri, yağ alma operasyonlarını seçenek olarak masada tutarlar. Genel olarak konforsuz bir dönemdir ve ideal kiloya olan farkın otuzdan fazla olduğunu söyleyebiliriz. 

Kilo Verme Sürecinde Karşılaşılacak Zorluklar

Kilo verme sürecinin zorluklarını ortaya çıkaran temel nokta irade sorunudur. Aşırı kilolu olmaya kadar gelen süreçteki alışkanlıkların bir anda ortadan kaldırılamıyor oluşu kişinin sürekli olarak süreçten düşmesine sebep olabilir. İşte bu gel – git dönemlerinin içerisinde de kilo verme sürecinin zorlukları oluşur. Ne gibi sorunların yaşanacağı, bunların nasıl çözüleceği tamamen kişinin özelinde belli olur. Örneğin aşırı kilolu bir insanın pastanede çalışması da kilo verme sürecinde karşılaşılabilecek bir zorluk iken böyle bir durumun herhangi birinin başına gelme ihtimali oldukça düşüktür. Toplumun göz ardı edilemeyecek bir bölümünü etkisi altına alan zorlukları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hareketli bir yaşama alışmaya çalışmak, hareketli yaşamın getirdiği yüksek efor seviyesini kabullenmek en büyük zorluktur. Özellikle ideal kilosunun üzerine otuz – kırk kilo almış olanlarda bu durum ile sıkça karşılaşılır. Hareketli yaşama alışmaya çalışırken diyetten ve spordan soğumak mümkündür. İrade göstermeli ve yöntemlere daha sıkı sarılmalısınız.
  • Diyete, spora ve sağlıklı yaşamaya başladığınız anda kilo vermeye başlamazsınız. Yaptıklarınızın sonucunu kısa veya orta vadede gözlemleyemiyor oluşunuzdan dolayı psikolojik olarak baskı altına girersiniz. Psikolojik baskı da beraberinde başaramıyor olma hissini getirdiğinden dolayı diyeti bırakmak, spor egzersizlerinden vazgeçmek gibi hatalar yapabilirsiniz.
  • Aşırı kilolu olunan dönemlerde kan şekerinin dengesiz olduğunu söyleyebiliriz. Günün her saatinde besin tüketme alışkanlığını kazanmanızın temel sebebi de bu dengesizliktir. Sağlıklı şekilde yaşamaya başladığınızda kan şekeriniz düzelir ancak beslenme alışkanlığınızdan kolay kolay vazgeçemezsiniz. Günün belirli saatlerinde besin tüketmemeye çalışmak büyük bir zorluktur.
  • Aşırı kilolu iken kilo probleminizin arkasına gizlenen çeşitli hastalıklar, hormon dengesizlikleri kilo vermeye başlamanız ile birlikte kendilerini göstermeye başlayabilir. Bu büyük bir sorun olmakla beraber çözülemez değildir. Ortaya çıkardığı etkiler ise daha tehlikelidir. Kilo vermenin sizi sağlıksız hale getirdiğini düşünerek diyetten ve spor egzersizlerinden vazgeçebilirsiniz.
  • En büyük problemlerden bir diğer ise sosyal çevrenizin sizi yeteri kadar desteklememesi; bazen de köstek olmasıdır. Bu gibi durumlarda ilgili kişilerle iletişimi kesmek daha mantıklı olacaktır.
  • Bir miktar kilo verildiğinin fark edilmesinden sonra ödüllendirme amaçlı diyeti bozmak en büyük zorluklardan bir tanesidir. Esasen tamamen size bağlı olan bu durum, bir anlık kendini kaybetme sonrasında kilo verme sürecinin sekteye uğramasına sebep olabilir.

Toplumun neredeyse tamamını ilgilendiren zorluklar bunlardır. Bunlara ek olarak onlarca, yüzlerce hatta binlerce zorluk sayılabilir ancak bunların neredeyse tamamı çok az insanı ilgilendirmektedir.

Kilo Verme Sürecinde Profesyonel Desteğin Önemi

Kilo verme sürecini evreler halinde incelemek mümkündür. Evrelerin tamamı kilo vermeye başlamadan önceki süreci ifade eder. Kilo verme isteğine ne kadar geç kavuşur, ne kadar yavaş hareket ederseniz o kadar geç kalırsınız. Kilo alımı gibi oldukça ciddi bir problemin erken dönemde fark edilmesi ve fark edilmesiyle beraber de önlem alınması gereklidir. Erken evrede yapılan müdahalelerde profesyonel destek alma ihtiyacı düşüktür ancak yine de tavsiye edilir. Orta ve geç evrede ise mutlaka uzman bir diyetisyene başvurulması gerekmektedir. Çünkü sadece yeme bozuklukları değil, onlarca farklı faktör kilo alımını desteklemektedir. Profesyonel bir yardımın alınmasıyla beraber yalnızca kilo verme süreci planlanmaz. Kilo alımına sebep olan tüm faktörler tek tek incelenir ve sonuçlara göre hareket edilir.

Uzman diyetisyenlerin görevi matematiksel bazı hesapları tutturan diyet listelerini hazırlamak değildir. Kendilerine başvuranların beslenme alışkanlıklarını, vücutlarını, psikolojilerini analiz etmek; analiz sonuçlarına göre de onlar için en uygun olan beslenme sürecini oluşturmaktır. Her insanın kilo verme süreci birbirinden farklıdır. Bu farklılıkların profesyonel bir gözle izlenmesi sağlıklı kilo vermenin sağlanması için gereklidir. Uzman bir diyetisyenden alınan hizmet ile beraber verilen kilolara bağlı olarak sorunlar ortaya çıkmaz. Başta deri sarkması, cildin yaşlı görünmesi, sağlık problemleri, halsizlikler daha en baştan halledilir.

Bilinçsiz bir şekilde kilo vermeye çalışmanın ortaya çıkardığı en büyük sorun kilo verememektir. Hatta bazı durumlarda kilo vermeye çalışırken kilo almak dahi söz konusu olabilmektedir. Desteksiz ve amatörce yürütülen süreçler sonunda kişinin kilo vermeye olan arzusu azalmakta, durumu kabul etmekte ve diyetlerden umudu kesmektedir. Kısacası profesyonel destek alınması sayesinde hem sağlıklı şekilde kilo verilir hem de vücudun yıpranmasının önüne geçilir.

Kilo Vermenize Yardımcı Diyetisyen Önerileri

Kilo vermek bazen kendi kararlarınızla yürüteceğiniz bir süreç olsa da genelde uzman bir diyetisyenin yardımı alınmalıdır. Kendi kararlarınız ile devam ettiğinizde yanlış karar verme, yanlış diyeti uygulama, yanlış egzersizleri yapma ihtimaliniz bulunmaktadır. Yanlış kararlar vermenin en acı sonuçlarından bir tanesi de kilo almaya başlamaktır. Şaka gibi gelse de bazı insanlar bir uzmandan yardım almayı reddetmekte; bir süre sonra da yaptıkları hatalardan dolayı kilo almaktadırlar. İşte bu gibi sorunların ortaya çıkmaması için hayatını bu konulara adamış, bu alanda eğitim almış insanlardan faydalanmak gerekmektedir.

Diyetisyenler beslenme, insan vücudu ve bölgesel beslenme alışkanlıkları üzerine kendilerini geliştirirler. Teknolojiyi, trendleri ve araştırmaları yakından takip ederek danışanlarına hizmet ederler. Amaçları olabildiğince sağlıklı olacak şekilde kişileri ideal kilolarına yaklaştırmaktır. Sanılanın aksine diyetisyenler sadece kilo verdirmek için uğraşmazlar. Eğer gerekiyorsa kilo almanız için de diyet listeleri oluşturabilirler.

Kilo verme sürecinin sağlıklı olması için tek yönlü olmaması gerekmektedir. Yani sürecin altında yatan bir felsefe ve bu felsefeyi destekleyen çeşitli araçlar olmalıdır. Yaşam tarzının değiştirilmesi, diyet veya diyetler yapılması, bölgesel ve genel spor egzersizlerinin yapılması gibi. Uzman diyetisyenler de bilgi birikimleri sayesinde tüm bu süreci profesyonelce dizayn ederler. Bu dizaynı elde edebilmek için de kendilerinden yardım almak gerekmektedir. Spesifik olarak diyetisyen ismi vermek mümkün olmasa da başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere neredeyse tüm illerimizde profesyonel diyetisyenler bulunur. İyi bir diyetisyene gitmek çok önemli olduğundan dolayı gitmeden önce diyetisyeni iyice araştırmak gerekir. Daha önce gidenlerin yorumları, internet yorumları, özgeçmişi ve tecrübesi dayanak noktaları olarak kullanılabilir.

Diyetisyen seçerken dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları şunlardır:

  • Pahalı olan diyetisyen en iyi diyetisyendir diye bir kaide olmadığını unutmayın. Bütçenize en uygun diyetisyeni seçmekten kaçınmayın.
  • Diyetisyene gitmek demek kilo vereceğiniz anlamına gelmez. Tüm kilo verme sürecinin yüzde yirmisi diyetisyene, yüzde sekseni size bağlıdır.
  • Evinize yakın bir diyetisyene gitmek daha iyi olacaktır. Ayrıca bazı diyetisyenlere yirmi dört saat ulaşmak mümkündür. Bu da sizin açınızdan avantaj olacaktır.
  • Yüzlerce hastaya hizmet vererek hizmet kalitesini düşüren diyetisyenlerden uzak durmanızı tavsiye ederiz. İyi bir diyetisyen her hastasına eşit ve yeterli zaman ayırır.

Kilo Vermek için Detoks Diyeti

Detoks diyeti; vücudu toksinlerden arındıran ve yağ yaktıran bir ödem atma diyetidir. Detoks diyetlerinde vücuttaki toksinlerin atılması için diyet boyunca balık, kırmızı et, süt, süt ürünleri ve tahıl ürünleri gibi gıdalar tüketilmez. Bu gıdaların yerine taze sebze ve meyveler tüketilir. Bu diyet sürekli ya da uzun süreli yapılan bir diyet değildir.  Vücudumuzun ihtiyacına göre belirli dönemlerde yapılmalıdır. Yani detoks diyetleri kısa süreli diyet müdahaleleridir. Detoks diyetlerinin çeşitli yönleri sağlığımıza yardımcı olabilir. Bunlar çevresel toksinlerden kaçınmak, egzersiz yapmak, besleyici yiyecekler yemek, içme suyu, stresi sınırlamak ve rahatlamayı içerir. Diyebiliriz ki detoks diyeti; zaman içerisinde hem yediğimiz besinlerden, hem de çevresel etkenler sebebi ile vücudumuzda artış gösteren toksinlerden kurtulmanın en sağlıklı yollarından biridir. Detoks diyeti ile sadece zayıflamak amaçlanmaz detoks tam bir arınmadır aslında. Her ay belirli sürelerde uygulandığında ( 3-4 gün) hem fiziken hem de ruhen olumlu sonuçlar elde edilir. Diyet süresince bir blender ve katı meyve sıkacağına ihtiyaç duyarız. Bol bol meyve sularının ve veya farklı karışımların tüketildiği diyette, bolca su tüketilmesi de öneriliyor. Ayrıca bu diyette rafine şeker, işlenmiş herhangi bir gıdanın tüketilmemesi de gerekiyor. 

Bazı öneriler vermemiz gerekirse; Detoks diyetinin uygulandığı 3-4 günlük süreçte stres, alkol, sigara, uykusuzluk gibi etkenlerden uzak durmalıyız. Bir de şunu unutmamak gerekir ki detoks diyetini mide ve bağırsak sorunu gibi sorunlarla karşılaşmamak için kısa tutmalıyız.

Detoks Diyeti ile Nasıl Kilo Verilir?

Zaman içerisinde sağlıksız beslenme ve çevresel faktörlerden dolayı vücudumuzda toksinler birikir. Bu biriken toksinler hastalıkların tek sebebidir. Vücuttaki toksinlerin artışı bağışıklık sistemimizin zayıflamasına, hızlı kilo almamıza halsizlik ve cilt sağlığımızın bozulmasına sebep olur. Vücudumuzda biriken toksinlerden ve fazla kilolardan kurtulmak, hızlı bir şekilde yağ yakmak için detoks diyeti sağlıklı bir olabilir. Bu diyet ile sağlıklı bir şekilde ve toksinlerimizden kurtularak kilo verme şansımız var. Ama unutulmamalıdır ki detoks diyetlerinin amacı kilo vermek değil toksinlerimizden arınmak, tazelenmektir. Detoks diyeti ile zararlı besinlerden uzak duran vücudumuz hafifiler ve temizlenir. 

İyi planlanmış bir detoks programı sayesinde vücudumuz tazelenip yağlardan kurtulabilirse doğal olarak kilo da vermiş olacaktır. Çünkü detoks diyeti metabolizmamızı hızlandırarak kalori yakmamızı sağlar. Detoks diyeti ile ödemden ve ve şişkinlikten kurtulan vücudumuzun kilo verdiğini de görürüz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki verdiğimiz bu kiloları almamak için detoks diyeti sonrası da yaşam tarzımıza beslenmemize dikkat etmememiz gerekir. Dikkat etmediğimiz takdirde detoks diyeti ile verdiğimiz kiloları geri alma ihtimalimiz vardır.

Diğer diyet listeleri için tıkla!

WhatsApp
Hizmetlerimiz Hakkında Bilgi Alın!
Merhabalar, ben diyetisyen Tuğba Yaprak. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Powered by