Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı
Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı

Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı gerçekten ciddiye alınması gereken öncelikle psikiyatri tedavisi ile başlanıp diyet ile kontrol altına alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Uzman Diyetisyen Tuğba Yaprak

Yardıma Mı İhtiyacınız Var ? 

Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı Nedir?

Günümüzde insanlar zayıf, çekici bir vücuda sahip olmanın hayalini kurarlar. Bunun için birçok diyet programı, spor programları uygulamaya çalışırlar. Hatta o kadar kafalarına takarlar ki bu bir psikolojik probleme dönüşür. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı da bu psikolojik sorunlardan bir tanesidir. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı genellikle kadınlarda görülen bir hastalıktır. Rejim, diyet ve yeme bozukluğu sonucunda ortaya çıkar. Bu hastalığın belirtilerinde bir tanesi çok az uyumaktır. Çok az uyuyan, yemek yemeyen birey tüm bunlara rağmen çok aktif bir hayat sürmeye devam ederse aşırı kilo kaybı yaşar. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkinlik döneminde ortaya çıkar. 

Çok genel bir tabirle zayıflama tutkunu her insanda görülebilir. Bu durum genellikle kişinin çok şişman olduğu düşüncesine girmesi ile başlar. Daha sonra aşırı ağır bir diyet programı uygulamaya başlar. Kontrol edilebilir olan iştah tamamen kapanır ve bir süre sonra hiç yemek yememeye başlar. Daha sonra uyku düzeni bozulur. Kişi yemek yemez, düzgün uyumaz ancak aşırı aktif hayatına devam ederse aşırı kilo kayıpları yaşar. Ayrıca kilo takıntısı olmayan bireylerde dahi görülebilmektedir. Birçok nedenden kaynaklı depresyon ve bunalım içinde yaşayan bireylerin yemek yeme alışkanlıkları bozulur. Bunun sonucunda aşırı kilo kaybı yaşarlar. Bu tip durumlarda sorunların çözülmesi ile kişi depresyondan çıkar ve eski yemek yeme alışkanlığına geri döner, sorunlar ortadan kalkar.

Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı Belirtileri

Plaza ve şehir yaşamının yaygınlaşması ile insanlar dar şehirler sıkışıp kalmışlardır. Binaların arasında geçen yaşamlarında birçok psikolojik rahatsızlık insanların en büyük problemlerinden olmuştur. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı bu psikolojik problemlerden biridir. Fazla kilolarının olduğunu düşünen bireyler aşırı ağır diyet programları uygular ve zararlı derecede kilo verirler. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığının belirtilerini ise şöyle sıralayabiliriz:

  1. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığına sahip bireyler kilo almaktan anormal bir biçimde korkarlar.
  2. Kendilerine aşırı ağır ve günlük enerji ihtiyaçlarının çok küçük bir bölümünü karşılayabilirler.
  3. Yemek yememek için yemek saatinde saklanma, sofradan kalkma, başkalarının yanında yemek yemeyi reddetme gibi belirtiler görülmektedir. Yani kişi yemekten kaçar.
  4. Herhangi bir hastalığı olmamasına rağmen ciddi anlamda kilo kaybı yaşarlar.
  5. Yaşadıkları kilo kaybını gizleyebilmek için bol giyinirler.
  6. Kiloları bir takıntıya dönüştüğü için sürekli tartılırlar.
  7. Bu hastalığa sahip kişiler asla yeterince zayıf olduklarını düşünmezler. Her zaman daha çok kilo vermek isterler. Kiloları hakkında sürekli olarak endişeye kapılırlar.
  8. Yemekten sonra kusarak yediklerini çıkarırlar. Yemek tokluk hissi verdiği için bir sonraki öğüne kadar idare ederler. Yedikten sonra tekrar kusarak kilo vermeye çalışırlar.
  9. Diyet hapları kullanma eğiliminde olan bu kişilerin en sık alışkanlıklarından biri ise uzun süre tuvalette kalmaktır.
  10. Kilo verme konusunda bir türlü tatmin olamayan bu kişiler kendilerini cezalandırmak için sürekli ağır egzersizler yaparlar.

Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı Nedenleri

İnsanlar hayatları boyunca birçok kere depresyona girerler. Ailevi, okul veya iş hayatı kaynaklı olabilen bu depresyonlar kişilere zarar vermektedir. Bu zararlar arasında zayıflama (Anoreksiya) hastalığı da vardır. Kişinin aşırı kilo kaybetmesine neden olan bu hastalık depresyona girmiş veya kilo problemini takıntı haline getirmiş kişilerde görülür. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığının kendine özgü bir nedeni olmamakla beraber 3 ana faktörden kaynaklanabilmektedir.

  1. Biyolojik nedenler zayıflama (Anoreksiya) hastalığına neden olan 3 ana faktörden bir tanesidir. Bu hastalığa sahip kişiler genel olarak duyarlı, azimli, mükemmeliyetçi ve inatçı kişilerdir. Yapılan araştırmalar sonucu kanıtlanan bir şey olmamasına rağmen ailesinde bu hastalığa sahip insanların bulunması o kişiyi bu hastalığa yatkın hale getirdiği gözlemlenmiştir.
  2. Psikolojik nedenler bu hastalığın ortaya çıkmasında çok büyük etkiye sahiptir. Utangaç, depresif, boyun eğen, obsesif kompülsif kişilik bozukluğuna sahip kişilerde bu hastalık daha sık görülmektedir. Ayrıca ailevi, okul veya iş hayatı kaynaklı girdiğimiz depresyonlar bu hastalığa neden olabilmektedir. Yeme alışkanlığımızın bozulmasına sebep olan depresyon, bu tip problemlerin bir numaralı kaynağıdır. Depresyondan çıktığımız zaman yeme alışkanlığımızı geri kazanır ve sağlığımıza kavuşuruz.
  3. Çevresel faktörler ise son faktörümüzdür. Toplumda kilolu kişilerin dışlanması ve alay edilmesi çevresel faktörlerin en önemli nedenleridir. Bu tarz olaylar yaşayan kişiler kendilerini zayıflamak zorunda hissederler. Bu zayıflama hissi takıntıya dönüştüğün de ise hastalık kaçınılmazdır.

Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Günümüz insanının en büyük problemlerinden biri olan kilo, psikolojik problemlere dahi yol açabilmektedir. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı kişinin kilosunu takıntı haline getirmesi sonucunda ortaya çıkan psikolojik bir rahatsızlıktır. Kişi fazla kiloları olduğu düşüncesine girdikten sonra aşırı ağır diyetlere başlar. Daha sonra vücut gerekli enerjiyi üretemediği için birçok fonksiyonu bozulur ve uyku düzeni altüst olur. Yorgun düşen vücuda rağmen kişi hareketli yaşantısına devam eder ve kilo fazlalığı olduğunu düşündüğü için diyetinden de vazgeçmez. Bunun sonucu olarak aşırı kilo kaybeder. Zayıflama (Anoreksiya) hastalığının nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Kişinin içinde bulunduğu biyolojik, psikolojik ve çevresel nedenlerin birleşmesi ile ortaya çıkan bu hastalık önüne geçilmediği takdirde kişiye büyük zararlar verebilmektedir. 

Zayıflama (Anoreksiya) hastalığı sadece zayıflama takıntısı olan kişilerde görülmemektedir. Kişinin içinde bulunduğu depresyon durumu bu hastalığa neden olabilmektedir. Ailevi, okul veya iş hayatından kaynaklanan problemler nedeniyle depresyona giren kişilerin önce yeme alışkanlıkları bozulur. Bu hastalığın tedavisi kolay değildir. Kişiler kendileri tedaviye yönlenmek istemezler. Öncelikle psikolojik yardım alarak tedaviye başlamak en güzel yöntemdir. Daha sonra kişinin ailesi ile temas kurularak hastanın hayatı öğrenilir. Psikolojik yardımdan sonra doktorla temasa geçerek kişinin beden sağlığını geri kazanması için ilaç tedavisine başlanır. Bu hastalığa sahip kişiler %40-%50 oranında depresyonda olan kişiler olmaktadır. Yani psikolojik destek ve kişinin ailesi ile kurulan temas çok önemlidir.

Zayıflama (Anoreksiya) Hastalığına Hangi Bölüm Bakar?

İnsanlar kalabalık şehir hayatında yeterince hareket edemeden yaşamaktadır. Bunun sonucu olarak ise istedikleri kiloya bir türlü ulaşamamaktadır. Bunu takıntı haline getiren kişiler ise zayıflama (Anoreksiya) hastalığına yakalanmaktadır. Bu hastalık kişinin fazla kilosu olduğu düşüncesine kapılması ile başlar. Daha sonra kendine aşırı ağır diyetler uygulayan kişi, uyku düzeninin bozuk olmasına rağmen hareketli yaşama devam eder ve bunun sonucu olarak aşırı kilo kaybı yaşar. Belirli bir nedeni olamaya zayıflama (Anoreksiya) hastalığı 3 ana faktörün birleşimi ile ortaya çıkmaktadır. Biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesi ile kişi zayıflama (Anoreksiya) hastalığına yakalanmaktadır. Bu hastalığın tedavisinde en önemli nokta ise psikolojik tedavi ile birlikte gerçekleşmesidir. Çünkü bu hastalığa sahip kişilerin yarısında çoğu ağır depresyon altındadır. Bu sebeple öncelikle psikolojik yardım alarak tedaviye başlanır. Ayrıca bu hastalığa sahip kişiler kendilerine sunulan tedaviyi reddedecektir. Bu hastalığın tedavisi uzman bir psikiyatrist, diyetisyen, psikolog, ortopedi, endokrinoloji, fizyoterapist, hemşire gibi sağlık personelinin katkısıyla oluşturulan ekip çalışması gerektirir. Ayrıca hastanın ailesinin tedaviye katılması tedavinin başarısı için çok önemlidir. Hastayı yalnızca fiziksel olarak değil aynı zamanda ruhsal destek sağlamak çok önemlidir. Hasta olması gereken vücut ağırlığının %30’unu kaybetmişse genellikle hastaneye yatırılır. Bu sayede kilo alımı kontrollü bir şekilde gerçekleştirilir. Hasta istenilen ağırlığa geldikten sonra tedavi sonlandırılır. Ancak hastalığın tekrar etme ihtimaline karşı hasta kontrol altında tutulur.

Diğer zayıflama yöntemlerini incelemek için tıklayınız.

WhatsApp
Hizmetlerimiz Hakkında Bilgi Alın!
Merhabalar, Ben Diyetisyen Tuğba Yaprak, size nasıl yardımcı olabilirim?
Powered by